KREDİYE BAĞLI HAYAT SİGORTALARININ HUKUKİ BOYUTU
- Av. Meryem ŞİMŞEK

- 5 Kas 2025
- 3 dakikada okunur
Ülkemizin ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda birçok vatandaşımızın gayrimenkul, menkul gibi yüksek meblağlı alımlarında kredi kullanma yolunu tercih etmeleri gerçeği söz konusudur. Hatta büyük bir kesimin daha küçük bütçeli ihtiyaçları konusunda dahi bankalara müracaat ettiği gözlemlenmektedir. Bu minvalde bankalara başvuru neticesinde kredi kullandırma sürecinde müşterilerine sunduğu temel evraklardan olan krediye bağlı hayat sigortaları önem arz etmektedir. Bu yazımızda krediye bağlı hayat sigortalarına ilişkin dikkat edilmesi gereken hususlar, uygulamada sıkça karşılaşılan sorunlar ve banka müşterilerinin hakları konularına değinilecektir.
Krediye bağlı hayat sigortaları tüketici kredisi veya ticari kredi fark etmeksizin kredi borcunun teminatı olma özelliğine sahiptirler. Başlangıçta bir külfet olarak görünse de olası bir vefat halinde her şeyden habersiz mirasçıların omuzlarına ağır bir yük bırakmayı engelleyen hayati bir müessesedir. Bu sigorta poliçelerine dair esaslar Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

Banka açısından düşünülecek olursa, krediyi kullanan borcunu ödemeden vefat ederse, mirasçıların mirası reddetme ihtimali vardır. Mirasçılar mirası reddederse, vefat eden kredi borçlusunun kefili de yoksa, bankanın kredi borcu ödenmeyecektir. Bankanın teminatsız kredi verme zorunluluğu da bulunmadığından bankanın hayat sigortasını sözleşme ile zorunlu hale getirmesi hukuken mümkündür.
Kredi kullanan bu halde kanunen dilediği sigorta şirketinden hayat sigortası yaptırabilir. Bankaların büyük çoğunluğunun bağlı çalıştığı sigorta şirketleri mevcuttur. Genellikle de müşterilerine anlaşmalı sigorta şirketlerinden poliçe tanzim etme yoluna gitmektedirler. Çoğu kez bu hususta müşterinin onayı bile alınmamaktadır. Ancak bu uygulama kanuna aykırıdır. Banka müşterinin sigorta şirketi seçme hakkını kısıtlayamaz, müşterinin farklı bir sigorta şirketi ile çalışma isteği halinde onay verdiği kredi teklifini geri çekemez. Ayrıca her krediye ayrı hayat sigortası düzenleneceğine dair de mevzuatta bir hüküm bulunmamaktadır. Müşterinin önceden yapılmış bir hayat sigortası varsa, yeni bir poliçe tanzim ettirmek zorunda değildir. Tek yapılması gereken mevcut poliçeye kredi borcu kadar banka lehine dain-i mürtehin kaydı konularak yeniden düzenleme istemektir. Böylece poliçe düzenlemeye ilişkin maktu giderleri de ödemek zorunda kalmazsınız.
Krediye bağlı hayat sigortalarında dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta kredi kullanırken sigorta poliçesini yenileme yükümlülüğüdür. Yukarıda belirttiğimiz mevzuat uyarınca kredi vadesi bitene kadar poliçeyi yenileme yükümlülüğü kredi kullanan müşteriye aittir. Ancak genellikle bankalar olası bir riskin önüne geçmek adına poliçe yenileme sorumluluğunu kendi üzerlerine alırlar. İstisnai örnekleri olması gereği kredi kullanırken bu konunun sorulması ve sözleşmede yazıp yazmadığının teyit edilmesi doğru olacaktır.
Temel noktalara ilişkin bilgilendirmeden sonra en çok mağduriyet yaratan konuya değinmekte fayda var. Bankalar genellikle krediye bağlı hayat sigortalarını asıl alacak miktarı kadar teminat altına alırlar. Bunun sunumu da çoğunluklar primin daha uygun olmasını sağlamak olmaktadır. Ancak yukarıda dile getirdiğimiz üzere, hayat sigortasının bir külfet olarak görülmemesi gerekir. Her ne kadar banka alacağını teminat altına alıyorsa, kredi kullanan da olası bir vefat durumunda mirasçıların üzerine binecek yükü engellemektedir. Bu sebeple cüzi prim indirimleri için böyle bir riske rıza göstermek hatalı bir tercih olacaktır.
Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin Teminat Tutarı ve Sigorta Süresi Başlıklı 10 maddesinin 1 .fıkrası uyarınca kredinin faiz ve fer’ileri göz önünde bulundurularak geri dönüş miktarına göre düzenlenmelidir. Dolayısıyla açık rızanız olmadan daha düşük bir teminat bedeli üzerinden hayat sigortası düzenlenmez. Küçük prim farkları için bu riski almamanızı tavsiye ederiz.
Bankanın müşteriden rıza almadan kanuni yükümlülüğüne aykırı hareket ederek kredinin sadece ana para miktarını sigortalatması halinde vefat gerçekleşince banka faiz ve fer’iler için mirasçılara başvurmaktadır. Böyle bir durumda bankanın mevzuata aykırı işlemi dolayısıyla banka aleyhine yasal yollara başvurulabilecektir. Konunun uzmanından hukuki yardım almanızı öneririz.


Yorumlar